Dört Hintli Müslüman bir mescitte namaza durmuştu. Bu sırada mescidin
müezzini yanlarına geldi. Hintlilerden biri namazda olduğunu unutup
müezzine sordu:
“Müezzin, acaba ezanı okudun mu?
Yoksa namaza daha vakit var mı?”
Arkadaşı, namazda olduğu halde, kendisini tutamayarak kızdı:
“Sus yahu,
namazda konuşulur mu? Namazın bozuldu!”
Üçüncü Hintli, ikincisine çıkıştı: “Ona ne karışıyorsun, asıl sen kendine
bak! Sen de konuştun, senin de namazın bozuldu!”
Bu sırada
dördüncüsü söze karıştı:
“Hepinizin namazı bozuldu. Hamdolsun ben, sizin gibi yanlış davranıp
konuşmadım ve namazımı bozmadım!”
Böylece, gevezelikleri yüzünden dördünün de namazı
bozulmuş oldu.
Ne mutlu o kişiye ki, kendi ayıbını görür; kim birinin ayıbını görürse, o
ayıbı
kendisinde bulur. Sende o ayıp yoksa da, yine emin olma; çünkü o
ayıbı bir gün sen de yapabilirsin; o ayıp seni de bulur.
Aslan, kurt ve tilki, üçü bir olmuşlar, avlanmak üzere ormana girmişlerdi.
Akşama kadar bir dağ öküzü, bir keçi, bir de tavşan avlayan üç arkadaş,
avlarını sırtlayarak bir mağaraya getirmişler,
sofraya oturmuşlardı. Aslan,
kurda dönerek:
“Gel bakalım aziz dostum, şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım,”
emrini verdi.
Kurt, ezile büzüle avı şöyle paylaştırdı:
“Ey, ulu sultanım! Şu dağ öküzü, senin payın. O büyük, sen de büyük ve
çeviksin. İzin verirseniz, yaban keçisi de benim olsun.
Tilki kardeş, tavşanı
sever; şu semiz tavşan da onun olsun.”
Aslan bu paylaşıma kızdı:
“Sen kim oluyorsun budala! Unutma ki, ormanlar şahı aslanın
huzurundasın. Ben varken, paylaşımda sana söz düşer mi!” diyerek, bir
pençede zavallı kurdu yere serdi.
Durumu gören tilki, korkudan titriyordu.
Aslan bu sefer ona döndü:
“Ne bakıyorsun öyle! Haydi sen pay et şu avları!”
Tilki başına gelecekleri bildiğinden, korkuyla:
“Ey büyük sultan! Pay etmek haddim değil ama, söyleyeyim: Bu tavşan,
sizin
sabah kahvaltınız. Keçi öğle yemeğiniz için nefis bir yahni olur. Öküzü
de akşam yersiniz.”
Aslan, bu paylaşımdan çok hoşlanıp tilkiye sordu:
“Bu kadar adaletli paylaşımı nereden öğrendin dostum?”
Tilki, boynunu bükerek yerde cansız yatan kurda bir göz attı, aslana:
“Şu haddini bilmez kurdun halinden,” diye yanıt verdi.
Bunun üzerine aslan:

0 Yorumlar